FOTOĞRAFLAR
Şehrin savunmaya en uygun mevkii olan Harşena Dağı üzerinde kurulmuştur. Kalenin önemli tepe noktası kesme, sur duvarları moloz taşlardan yapılmış olup, Yeşilırmak'ın kıyısına kadar 8 müdafaa kademesine sahiptir. Kalede Cilanbolu denilen ve kalenin orta yerinde giriş kapısının hizasında yüksekçe bir yerden kayaya oyulmuş 150 basamakla aşağıya inilen 8 metre çapında dehliz (gizli yolpoterne) vardır. Yine kalede sarnıçlar, su depoları, eteklerinde Osmanlı dönemine ait hamam kalıntıları ve kayaya oyulmuş Pontus Kral Mezarları bulunmaktadır. Kalenin sur duvarlarının çoğunluğu ayakta kalmıştır. Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminde genelde askeri amaçlı kullanılmış ve defalarca onarım görmüştür.(Alıntıdır.)
Amasra çevre yolunun Samsun güzergahından sağa ayrılan Ziyaret Beldesi yolu üzerinde şehir merkezine 3,3 km. uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır. Yerden dört basamakla çıkılan 1.65 m. yüksekliğindeki mezar düz satıhlı bir kayaya oyulmuştur. Genişliği 9.8 m. Yüksekliği 13 m. dir. Mezar ile kaya arasında rutubet olmaması için üç taraftan 1'er metre genişliğinde aralık bırakılmıştır. Dikdörtgen bir kapıdan girilen mezarda dikdörtgen ve kare şeklinde iki oda vardır. Asıl mezar odası dikdörtgen olanıdır. Kare şeklindeki odada Bizanslılar döneminde yapılmış freskler (duvar süslemesi) yer alır. Tonoz kısmında 6'sı sağda, 6'sı solda olmak üzere 12 havari tasviri ile kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Yoannes'ten oluşan bir kompozisyon bulunmaktadır. Alınlık kısmında THE APXI IEPEY (Büyük Rahip Tes) yazısı vardı.(Alıntırdır.)
Amasya Emiri Bayezid Paşa tarafından 1414 yılında yaptırılmıştır. yapı pek az değişikliklerle Bursa Yeşil Cami planına benzemektedir. Planı, arka arkaya iki kubbe, öndeki kubbenin yanlarında ikişer küçük kubbesi ile tipik bir zaviyeli camilerdendir. Cephenin bazı yerleri mermer kaplamadır oldukça tezyini biş kubbeli abidevi bir son cemaat yerine sahiptir.(Alıntıdır)
Sultan II. Bayezid adına 1485-86 yılında cami, medrese, imaret türbe, şadırvan ve çeşmeden ibaret külliye olarak yapılmıştır. 15. yüzyılın son çeyreğinde yan mekanlı camii mimarisinin gelişmiş bir geçiş dönemi örneğidir. Camii beş kubbeli bir cemaat yeri ile geniş bir kemerle birbirine bağlanan arka arkaya iki kubbeli mekan ve buraya açılan yan mekanlardan ibarettir. Doğu kısmındaki minaresi renkli taşlarla yivli, batı kısımlarındaki palmetlerle süslü olarak gerçekleştirilmiştir. Batıda (U) plan şemasına sahip medrese mevcuttur. Doğudaki (L) Plan şemalı yapı imaret ve konuk evidir. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.
İlhanlı Döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Ilduz Hatun adına 1308-1309 yılında yaptırılmıştır. Yapının bilhassa ön cephesi sanat bakımından çok değerlidir. Anadolu Selçuklu Mimarisinin orjinal sütun başlıkları olan geometrik yaprak tezyinatlı ve mukarnaslı sütun başlıkları kullanılmıştır. Türk üçgenlerinden meydana gelen ters dönmüş sütun başlıkları, Anadolu Selçuklu Mimarisinde ilk defa bu yapının cephe kenarlarında denenmiştir. Bina kesme taşlardan örülmüş ve iki köşesine silindir şeklinde dayanaklar yaptırılmıştır. Sadece Amasya Bimarhanesine mahsus bir özellik olan kapının kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur. 1385 yılıda Amasya'da doğan Sabuncuoğlu Şerafettin Efendi 17 yaşından itibaren kendisini tıp alanında yetiştirmiş ve Darüşşifa'da 14 yıl hekimlik yapmıştır. 1465'te "Kitabü'l Cerrahiyyeti'l Haniyye" adlı, içinde konularla ilgili bolca minyatür bulunan bir kitap hazırlayarak Fatih Sultan Mehmed'e ithaf etmiştir. Bu kitaptan dünyanın prestijli tıp fakülteleri günümüzdede yararlanmaktadır. Darüşşifa'da, tıp eğitimi yapılırken aynı zamanda hastalar tedavi edilmiş, dahasonra akıl ve ruh hastalarının musiki ile tedavi edildiği tıp merkezine dönüştürülmüştür. Günümüzde Belediye Konservatuarı olarak kullanılmaktadır.(Alıntıdır.)
Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev II. zamanında Vezir Necmeddin Ferruh Bey ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından yaptırılmıştır. (1237 - 1247) bir çok tamir ve restorasyon sonucu orijinal görünümünü kaybetmiştir. Kıble duvarlarına dikey uzanan ortada daha geniş üç nefi plana sahiptir. Orta nef (Mihrap) önündeki daha büyük kubbe, yan kısımlar tonoz örtülüdür. Girişin sol tarafındaki cepheye bitişik sekizgen biçimli klasik Selçuklu Kumbeti ve sonradan eklenmiş burmalı minaresi caminin önemli özelliklerindendir. Her ikiside iç kısma açılmaktadır.(Alıntıdır)
Sultan II. Bayezid'ın Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede tatbik edilmiştir. Her kenarda üçer adet, tonozlu revakların gerisinde bulunan kubbeli odalarda güney kenarında daha büyük ve yüksek kümbet ve örtülü mekana yarım kubbelerin bağlanması ile meydana gelen (I) planlı dershane, yapının esasını teşkil eder. Duvarlarında üç sıra tuğla arasında moloz taş kullanılmış, giriş daha yüksek tutularak silmelerle yumuşatılmıştır. Avluda köşeli sade başlıklar sütunlar üzerine oturtulmuş, dengeli revak kemerleri ve duvar üzerindeki plastik Bursa Kemeri uygulaması iç mimariye cazibe kazandırmıştır. Dershane önündeki revak kubbesi iç orijinal mukarnas dolgu ile bezenmiştir.
Kentin su ihtiyacını karşılamak için Helenistik Dönemde yapılmış olan su kanalı yaklaşık 75 cm. genişliğinde 18 Km. uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir.
Taceddin Mahmut Çelebi tarafından 1326 yılında yaptırılan cami Amasya'da bulunan ilk Osmanlı Dönemi eseri olduğundan önem taşır. Kesme taştan kare plan şemasına sahip cami kiremit örtülü ahşap kubbe ile kapatılmıştır. Son cemaat yeri ahşap direkler üzerinde ve üçgen alınlıklı bir çatı ile örtülüdür. Revak kemerleri yıkılmış, kemer yastıkları ortadadır. Kapı üstü mukarnaslarını yarısına kadar örten çok basık bağdadi bir kubbe bulunmaktadır. Kalem işleri son devirdendir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyete giden yolda hazırladığı ilk yazılı belge olan Amasya Tamimi'nin kaleme alındığı Saraydüzü Kışlası'nın birebir aynısı olarak yeni yapılan komutanlık binası ışıklandırması ile geceleri göz kamaştırıyor.(Alıntıdır)